Siz Hangi Kültürde Bulundunuz?

 

İnsan bir şeylerin yanlış gitmeye başladığını fark ettiğinde, durup gözlemlemeye başlıyor. Sonrasında anlıyor ki sorun çook daha derinlerde. Bilinçli ya da bilinçsiz geçirilen en önemli dönem (3-7 yaş) aralığı, nasıl bir insana dönüşecek olmamızın ilk evresini oluşturmakta. Yeni nesil anne babaların bilinçlenmesinin en önemli sebebinin; ofsayt bir şekilde geçirilen çocukluk dönemleri olduğuna inanıyorum. Peki farkında olmadan yapılan yanlışlarla büyüttükleri çocuklar, ne oluyor da “bu işlerde bir sorun var, ama ne?” şeklinde düşünmeye başlıyor?

İşte bu sorular arasında anlıyoruz ki, bizim yaşadığımız korku kültürü ile günümüzün geçirmekte olduğu değerler kültürü arasında bir uçurum bulunmakta. 3-7 yaş aralığında, gözlemin en yoğun yaşandığı dönemde, çocuk “Ben kimim?” sorusunun yanıtını farkında olmadan içinde yetiştiği ailede buluyor. Bulduğu yanıt ise, onun kimliğini oluşturuyor. Bu kimliği ömür boyu geçerli kılmak için, yine farkında olmadan, kişi emek harcıyor.

Öyleyse bu iki kültürün farklılıklarına bakalım:

  • Korku kültüründe, çocuğun özü kütüdür. Bu öz kendi başına bırakılırsa çocuk özündeki kötülüğü yansıtmaya başlar. Çocuğun özünün gelişmesine olanak vermeden onu otoritenin biçimine sokmak çocuk terbiyesinin ilk aşamasıdır! Değerler kültüründe, çocuğun özü iyidir. Ana babanın yapacağı en iyi hizmet, bu özün gelişmesine olanak sağlayacak ortamı hazırlamaktır.
  • Korku kültüründe, çocuğun aklının gelişmesine önem verilmez. Aksine otoriteye başkaldırmaması için aklının gelişmemesine dikkat edilir. Bu kültürde yetişen “akıllı çocuk” otoritenin beklentisi yönünde düşünen çocuktur. Değerler kültüründe, çocuğun aklına konuşulur. Çocuğun özünün gelişip kendini bulabilmesi, onun aklının gelişmesiyle mümkündür.
  • Korku kültüründe, çocuk sevgisi, çocuğun sahibiymiş gibi hareket edilerek, onun namına onun için kararlar verilerek kendini gösterir. O nedenle, “O köfteleri bitireceksin!” “Şu mesleği seçeceksin!” “Şu kızla evleneceksin!” türü yaklaşımlar, korku kültüründe bir sevgi davranışı olarak algılanır. Değerler kültüründe çocuk sevgisi ise, çocuğun getirmiş olduğu potansiyelleri geliştirerek onun kendisi olarak güçlü ve mutlu olmasına olanak sağlamaktır.
  • Korku kültürü, sonuç vurguludur. “Ne yap yap, hangi yolu kullanırsan kullan, sonucu elde et!” ilkesi geçerlidir. Sınıf geçmek için çekilen kopyalar, maç kazanmak için yapılan şikeler bu kültürde büyüyen çocuklar için çok uzak olmayan durumlar. J Bunun yanında değerler kültürü, süreç vurguludur. Çocuklara şu iki ilke öğretilir:

 

  1. Bir şey yaparken elinden gelenin en iyisini yap,
  2. Yaptığını zevk alarak, coşkuyla yap.

 

Bu iki kurala uyarsan eninde sonunda iyi sonuçlar elde edersin.

Hangi kültür ortamında büyümüş olursak olalım yeter ki “farkında olup” bir şeyleri değiştirelim.

 

Sevgi ile kalın.

 

 

 

Kaynak: Doğan Cüceloğlu, İletişim Donanımları

 

 

 

 

.

 

 

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s